31 Mart 2012 Cumartesi

FIDANLAR AGACA, AGACLAR ORMANA, ORMANALAR RANTA, DONER YURDUMA

 

Ormanlar doğal güzellikleriyle ve sayılamayacak kadar çok faydaları ile iyi baktığımız takdirde tükenmez bir doğal kaynaktır.

Ormanların faydaları saymakla bitmez ;sellerin , depremlerin hasarlarını azaltır . Yeraltında mineralli suların birikmesine
yardımcı olur . Hava daki nem oranını düzenler. Hayvanların be bitkilerin evidir Orman.

Ormanlarımızın havayı arındırma , oksijen yaratma özellikleriyle de yaşamsal bir öneme sahip olduklarını belirtmek isterim.

Hava kirliliği ; atmosferdeki gaz , duman , toz gibi kirleticilerin çoğalıp insanlara ve tüm canlılara zarar verme boyutuyla
hat safhada olduğunu hepimiz bilmekteyiz .

Hava kirliliği vücut direncimizi zayıflatmaktadır , kalp ve dolaşım rahatsızlıklarına neden olmaktadır , baş ağrısı ve solunum
yollarını tahrip etmektedir . Hava kirliliği çeşitli kanser hastalıklarına da sebebiyet vermektedir ; akciğer kanseri , kan kanseri gibi .
Göz mukozamıza zarar vermekte ve iskelet sistemimizde bazı bozukluklara sebeb olmaktadır . Hava kirliliği ; kalıtımsal hastalıklara
sebeb olabilecek altyapıyı oluşturmaktadır .

Ormanlar ise özümseme olayı ile havadaki karbondioksiti harcayarak , bunun karşılığında oksijen açığa çıkarmaktadırlar .

Dünya ya bu kadar faydalı bir ekosistemi kişisel çıkarları için ev yapmak , fabrika inşa etmek , yol yapmak , tarla bahçe açmak
maden çıkarmak için akılsızca ve acımasızca yok etmenin manasını asla anlamayacağım . Kişisel çıkarlar uğruna tahrip
ettiğiniz ormanlar , Dünyamıza ve içerisindeki bütün canlılara hayat veriyor .

Madem ki Ormanlar bizlerin sağlığı için vazgeçilmezdir . O halde orman tahribatı insanlığa yapılan maddi ve manevi bir suçtur .

Sayın Bakanımız açıklamış ; 'İmara açılacak orman arazilerinin yerine yenisini oluşturacağız '
İnsan eliyle oluşturulan hiçbir ağaçlandırma asla doğal olanın yerini tutmayacaktır.
Yüce Yaradan ın yaptığını bir takım rantçılar için yok edip , yerine yenisini yapmayı taahhüt edebiliyor olmanızı
şaşkınlık içerisinde izliyorum.

Bunun hesabı ; o doğayı Yaratan'a , asıl sahibine elbet verilecektir.

Sevgi ve Saygılarımla.

Esat Tevfik HANCI

14 Mart 2012 Çarşamba

OGS ve KGS deki Düzeltilmesi Gereken Sorunlar!

Ulaştırma Bakanlığı ' nın Dikkatine !!

Sayın Bakan'a sesimiz ulaşırmı bilinmez. Ama Ulaştırma Bakanı adı üzerinde belki vatandaşın sesinin kendilerine ulaşmasını sağlayacak bir sistem kurdurmuş olabilir.:)
''KEŞKEE......'' , ''NERDEEE.....?''

Gelelim mevzuya;

Köprü ve otoban gişelerindeki uygulamanın tamamen yalnış olduğunu savunuyorum. Bu yanlışlığın kasıtlı yapılmış olabileceği yönünde kaygılarım yok
belki göz ardı edilebilmiş olabilineceğini düşünerek sorunları göz önüne çıkarmak adına dillendiriyorum.....

Çevre yollarında , neredeyse heryerde seyyar araçlar kgs ve ogs veriyorlar.Ver parayı bir fotokopi kgs yada ogs geçişiniz hazır.Lakin bu uygulama
yapılırken hiçkimse aldığımız kgs yada ogs nin o araç için yani tek araç için olduğunu asla söylemiyor.

Geçmiş bir tarihte 34 DB 9877 plakalı aracıma ogs aldım ve ilerleyen tarihlerde aynı ogs ile farklı araçlarımla hatta motosikletimle dahi geçiş yapmıştım.
Bir kaç gün önce aynı ogs ile geçiş yapamadım ve Sabiha Gökçen çıkışında 148 TL. lik bir cezaya çarptırıldım. Yine köprü geçişinde de 65 TL gibi bir
başka cezaya cezaya daha çarptırıldım ki yanlışlık olabileceği,aracın camından okuyamamış olması düşüncesiyle iki kez daha denedim ve yine ard arda
aynı aracımla ceza yedim.

Şimdi size soruyorum ; vatandaşa bu zulüm neden?

Mesela ben taksici yada kiralık araç kullanan biri olabilirim,yada aracım yok acil işim var bir arkadaşımın aracını bir süreliğine kullanıyor olabilirim.
Her seferinde luzumsuz prosedüre boğulmanın manası nedir? Yapın tek bir ogs yada kutucuk ; hem köprülerden geçsin,hem çevre yollarından,hatta
şehirdeki ve havalimanlarındaki bakanlığınıza bağlı otoparklardan....

Sayın Bakan zeki ve çalışkan insansınız bilirsiniz ki prosedürlerin bolluğu insanların zamanını çalan sistemden ibarettir ve bu sistemde mevcut yapısıyla
vatandaşınızın çilesi olmuştur.

Devletimin elemanı yok ise , memleketimin işsizi çok . Açın köprüye bir gişe , oturtun birisini ! 5TL. verip geçmek vatandaşın hakkı..Köprüden her
geçmek isteyenin cebinde 50 TL. malesef olmayabiliyor. Belki bir yada iki kez geçecek. Vatandaş başka bir şehirden gelmiş , bir gelirken,birde
giderken geçecek; 5TL. den eder iki geçiş 10TL. 40 TL. gibi bir soygun söz konusu değil mi ?? İnsanlar gecenin bir vaktinde soğukta gelip geçen
diğer araçların sürücülerine ricada bulunuyorlar, kullanalım size 5TL. verelim şeklinde tabi bu arada aksayan trafik yığılma ve keşmekeş cabası..
Hastası olan var, acil işi olan var..

Bu eziyete DUR deyin Sayın Bakanımm!!

Bir başka ızdırap daha var ki ben yine mağduriyetimi yaşadım.Çerkezköy gişelerinde bir araç geçiş yapamıyor ; ne memur var ne kart satan var
bende yardımcı olmak adına kartımı verdim geçiş yaptılar,kartımı geri aldım ve buyrun !! bu kez kendi aracımla geçiş yapamadım,açmadı ve yine
ceza yedim malesef.

Ülkemde silah ruhsatı almak için uygulanan prosedür malesef bu kadar zor değilken ,ogs ve kgs almak için aşılan evrak ve prosedürü anlamak
gerçekten imkansız.

İnsanlar araç sahibi olmak zorunda değil. Şahıslar isimlerine bir geçiş alıp ,istedikleri araçla ,istedikleri yerden geçme özgürlüğüne sahip olmalılar.

Yurtdışı seyahatlerinizde bu sistemin işleyişine şahit olmuşsunuzdur.Mesela Newyork'ta tek bir cihaz tüm köprü,otoban,otopark,benzinlikler,havalimanı
otoparklarında kullanılmaktadır.Hatta cihazınıza köprü girişlerinde maksimum 4 dk. da internet bankasından para yükleyip devam edebilirsiniz ki bu
rakam ihtiyaç duyulan en düşük mebla olan 7 dolar dahi olabilir.50 TL. gibi gerekli olmayan zorunlu maksimum bir mebla değil..

Sayın Bakanım ; değerli çalışanlarınızı toplayıp bu konuyu enine boyuna değerlendirerek , vatandaşınızı bu çileden kurtaracağınız inancıyla size sesimi
duyurma çabasındayım.
Zamanımızın ve paramızın tasarrufunu lutfen bizlere bırakın.

Sevgi ve Saygılar.


Esat Tevfik HANCI..

24 Ocak 2012 Salı

Kaz Daglari

Ülkemizde en çok korunması gereken yer neresi derseniz? Her karış toprağı derim..Ama cennet köşelerinden biri;birki örtüsüyle,havasıyla,suyuyla oksijen deposu KAZ DAĞLARI.....
         Malesef  16 firma 400 bin ton siyanür kullanarak 34 ayrı noktada altın arama ruhsatını aldılar ve kazılar başladı..:(
         Bölgede yaşayan tarımla geçimini sağlayan binlerce insanın yaşamlarında her türlü olumsuzlukların da startı verilmiş oldu.
         Kaz dağlarında 101 familyaya ait 800 civarında bitki örtüsü bulunuyor.Bu çeşitliliğin 77 adedi Türkiye 'de ve sadece 29 taneside Dünya üzerinde sadece Kaz dağlarında yaşamlarını sürdürüyorlar.Ayrıca 10 milyon adet civarında zeytin ağacı ,bunun yanısıra kızılçamlar,karaçamlar,kayın,köknar,kestane,gürgen,mepe,endemik ve nadir bitkiler Kaz dağlarında büyük bir aile olmuşlar.
         Kazdağlarında zengin bitki örtüsünün yanısıra ,hayvan çeşitliliğide mevcuttur.Kurt,karaca,sincap,ayı,tavşan ve nadir kelebekler,kuşlar .
         M.Ö.1600 lü yıllara dayanan zengin bir kültür mirasına şimdi sahip çıkamıyor olmamız ne acı.
         O muhteşem ormanın içerisindeki huzuru,mutluluğu hangi bilezik,hangi kolyeyle bulabilirsiniz.
         Hangi mücevher Allah'ın yarattığı ,dünyada bize sunduğu cenneti katletmeye değer.
         Buna sebeb olanların kazançları milyar dolarlarda olsa ,,,bırakın yüzyıllık ağaçları,bir çiçeğin ,bir kelebeğin,bir çocuğun ahı elbet çıkacaktır.
         Kaz dağlarındaki yaşam hakkına yapılan bu tecavüzü kabul etmek mümkün değil ve durdurulması adına acizane fikrimi paylaşmak isterim.
         Altın istemiyorum.Ben bundan sonra hiçbir sebeple altın almayacağım ve altına yatırım yapmayacağım..
         Kelebek etkisine inanıyorum.Bir gün bir yerlerde bir kelebek kanat çırpar,millerce ötede fırtınalar kopar..

         Sevgi ve Saygılarımla.. 

22 Ocak 2012 Pazar

0 -7 yasın onemi ve aile egitimi

Vatanımın ve milletimin ne kadar değerli ve önemli olduğunu;çocukluk ve öğrencilik yıllarımda anlamadım.  Aradan koskoca yıllar geçti ne kadar boş şeylerle uğraştığımı gördüm. Bu geçen süre 48 yıl. Yıllardır Almanla firmalarıyla çalıştım çok ülkeler gezdim işim gereği. Hobilerimden dolayı bazı yapmış olduğum spor dallarında çok insan tanıdım. Ne olursa olsun , neresi olursa olsun, Türkiye Cumhuriyetinden daha güzel ve huzurveren bir ülke yok. Doğasıyla, insanıyla , doğusu ve batısıyla çok güzel bir ülkedeyiz. Öncelikle bunu bilmemiz lazım.
Bu mektubu yazmak istedim, bunu kendime görev bildim. Doğru ya da yanlış yılların verdiği tecrübeyle bunlar benim şahsi görüşlerim.Okuyan herkesin affına sığınarak aklımdaki ve kalbimdeki herşeyi paylaşacağım.
1964 mayıs ayı doğumluyum. Bu güne kadar , aklım başıma erdikten sonra çeşitli siyasi partiler gördüm, gençlik zamanı anlamadım. Bizim zamanımızda sağcı ve solcu vardı. Yada ülkücü kısa adı farklı görüşler birinden birini tutmak zorundaydın.  O zaman yinede ülkesi için mücadele eden güçler vardı. Ben sol görüşlü biri olarak bugüne kadar hiç bir partiye üye olmadım .İlk kez, Umut Oran Chp de listede adı geçtiği zaman,kendisini aradım ve  tebrik ettim. Sonra da kendisine bu parti içersinde seve seve hizmet edebileceğimi söyledim. Hayatımda ilk kez bir siyasi partiye manevi destek vermek istedim. Ama sonradan gördüm ki Umut Oran'ı listeye dahi almadılar. Bende , hayırlısı olsun dedim ama benim için partinin amblemi ve içeriği önemli değildir.
Bu ülkede gerçekten ülkesine yararlı olmak isteyenler varsa bunlara fırsat  gerçek anlamda fırsat verilmeli. Bu gün sol görüşlü olmama rağmen, geçmiş dönemlerde şu anda muhalefetteki hükümetin içinde tüm partiler Başkanlık görevini üstlendiler. Hepsi de bu ülke için mücadele etti. Her hükümet döneminde çok sayıda milletvekilleri oldu. İnanıyorum ki saygı değer milletvekilleri , sayın liderler ve meclis üyeleri hepsi bir kaç sefer olmak şartıyla yurtdışını, avrupa ülkelerini gezip gördüler. Bunların gittiği tarihlerde de Avrupa da metrolar vardı.
İkinci dünya savaşından sonra ülkesine yaptığı en değerli şey ulaşım oldu. Bunu keşke bizim 30-40 yıl önceki liderlerimiz görüp algılayıp  altı -sekiz silindirli araçları, bu ülkede taksicilik ve dolmuşculuk yaptırmayıp troleybüs ve metrolara önem verselerdi. Avrupa troleybüsün modern ismi tramvay hala da çalışmakta ve de ülkesine çokta yararlı olmaktadır. Örnek olarak acaba gelmiş geçmiş tüm milletvekilleri ve siyasi liderler on lira yerine bir lira harcamak daha mantıklı olmazmıydı. Bugüne kadar olan süre içersinde gerek rus gerek avrupa metrosu, bunca yıl içinde beş kat yerin altına ulaşarak beş katlı metrolar yaptılar. Ve bunlar çalışmakta.
Bizde ilk kez son zamanlarda,Datça dan evden çıkıp iki şeritli yolda İstanbul a kadar ulaşabildim. Bu yıllardan beri benim hayalimdi. Motorsiklete binerek ve riskleri minimize ederek. Duble yollar yapılmış ve trafik kazalarına karışmadan kontrollü seyir halinde Datçadan çıkıp İstanbuldaki evime gelebildim. Bunun içinde Ulaştırma bakanlığına ve emeği geçen herkese, özellikle mtorsiklet sürücüleri adına çok teşekkür ediyorum.
Bu ülkede trafik konusunda çok şeyin değiştiğini ve inşallah daha da değişeceğine inanıyorum. Biz bu ülkede başarılara imza atıldığına şahit oluyorsak bu başarıya emeği geçenlere herhangi bir parti gözetmeden teşekkür etmemiz gerekiyor.
Yanlışlarıda bildirmemiz gerekir. Aşağada sıralacağım şeylere kimse alınmasın. Bunlar benim kendi görüşlerim.
Hala bu ülkede, kaldırım sökülüp kaldırım yapılıyor. Neden bunlar bir kerede planlı bir şekilde yapılıp yüzyıllarca kalamıyor?
Niçin adını mühendis, mimar koyduğumuz yetkililer görevlerini tam yapmıyor?
Ülkemizde, bir annenin bebek arabasıyla güvenle gezebileceği bir yol yok. Tabi koskoca Türkiye yi Nişantaşı, Etiler ve Bağdat caddesinden ibaret olarak görmezseniz.
A caddesinde karayolları çalışıyor,bir hafta sonra A caddesinde yapılan asfaltın üzerine doğalgaz gelip bir daha çalışıyor. Doğalgaz asfaltı kapattıktan sonra fiber optik kablo geçiyor diye Türk telekominikasyon asfaltı bir kez daha kazıyor.A caddesinde yap-boz oynuyorlar.A,B,C, caddeleri de bu oyundan payını alıyor. Hem milli servet, hem emek, hem de rahatsızlık, görüntü ve gürültü kirliliği.Bu yap-boz oyununda Belediyeler taşeron firmalarına rant sağlıyorlar. Sakın yanlış anlamayın! sadece mevcut hükümet için söylemiyorum geçmiş dönemlerde bu durum çok daha felaketti.
Ben tüm mühendis ve mimarlardan ve taşeron firmalardan , bu ülke için yaptıkları herşeyi, sadece kendi çıkarları için değil, ülkesi için o ülkede yaşayan çocuklarımız için kendi menfaatlerini göz ardı edip ülkenin menfaatleri doğrultusunda çalışmalarını rica ediyorum. Ellerini vicdanlarına koyarak.

Dünya başkenti İstanbul.....İstanbul 'a uçakla inerken semadan rengarenk gecekondu manzaraları seyretmek,seyretttirmek!! benim ülkeme yakışırmı? Avrupa ya yada başka bir ülkeye uçarken ise, ineceğimiz şehrin cetvelle çizilmiş gibi ,sokak ve caddelerin muntazamlığı karşısında hayranlık duymamak mümkün değil. Belediye başkanlarımızın bunları 30 yıl evvelinden görüp,titizlikle çalışmaları gerekmezmiydi?
Ülkemizi örnek ülke yapalım deselerdi, bugün herkesin imrendiği bir ülke haline gelirdi. İnşallah bundan sonraki siyasi liderlerin, genç kardeşlerimize örnek olup ileriye ışık tutarak doğru projeler uygulamalarını temenni ediyorum.
Sevgi ve Saygılarımla...