Vatanımın ve milletimin ne kadar değerli ve önemli olduğunu;çocukluk ve öğrencilik yıllarımda anlamadım. Aradan koskoca yıllar geçti ne kadar boş şeylerle uğraştığımı gördüm. Bu geçen süre 48 yıl. Yıllardır Almanla firmalarıyla çalıştım çok ülkeler gezdim işim gereği. Hobilerimden dolayı bazı yapmış olduğum spor dallarında çok insan tanıdım. Ne olursa olsun , neresi olursa olsun, Türkiye Cumhuriyetinden daha güzel ve huzurveren bir ülke yok. Doğasıyla, insanıyla , doğusu ve batısıyla çok güzel bir ülkedeyiz. Öncelikle bunu bilmemiz lazım.
Bu mektubu yazmak istedim, bunu kendime görev bildim. Doğru ya da yanlış yılların verdiği tecrübeyle bunlar benim şahsi görüşlerim.Okuyan herkesin affına sığınarak aklımdaki ve kalbimdeki herşeyi paylaşacağım.
1964 mayıs ayı doğumluyum. Bu güne kadar , aklım başıma erdikten sonra çeşitli siyasi partiler gördüm, gençlik zamanı anlamadım. Bizim zamanımızda sağcı ve solcu vardı. Yada ülkücü kısa adı farklı görüşler birinden birini tutmak zorundaydın. O zaman yinede ülkesi için mücadele eden güçler vardı. Ben sol görüşlü biri olarak bugüne kadar hiç bir partiye üye olmadım .İlk kez, Umut Oran Chp de listede adı geçtiği zaman,kendisini aradım ve tebrik ettim. Sonra da kendisine bu parti içersinde seve seve hizmet edebileceğimi söyledim. Hayatımda ilk kez bir siyasi partiye manevi destek vermek istedim. Ama sonradan gördüm ki Umut Oran'ı listeye dahi almadılar. Bende , hayırlısı olsun dedim ama benim için partinin amblemi ve içeriği önemli değildir.
Bu ülkede gerçekten ülkesine yararlı olmak isteyenler varsa bunlara fırsat gerçek anlamda fırsat verilmeli. Bu gün sol görüşlü olmama rağmen, geçmiş dönemlerde şu anda muhalefetteki hükümetin içinde tüm partiler Başkanlık görevini üstlendiler. Hepsi de bu ülke için mücadele etti. Her hükümet döneminde çok sayıda milletvekilleri oldu. İnanıyorum ki saygı değer milletvekilleri , sayın liderler ve meclis üyeleri hepsi bir kaç sefer olmak şartıyla yurtdışını, avrupa ülkelerini gezip gördüler. Bunların gittiği tarihlerde de Avrupa da metrolar vardı.
İkinci dünya savaşından sonra ülkesine yaptığı en değerli şey ulaşım oldu. Bunu keşke bizim 30-40 yıl önceki liderlerimiz görüp algılayıp altı -sekiz silindirli araçları, bu ülkede taksicilik ve dolmuşculuk yaptırmayıp troleybüs ve metrolara önem verselerdi. Avrupa troleybüsün modern ismi tramvay hala da çalışmakta ve de ülkesine çokta yararlı olmaktadır. Örnek olarak acaba gelmiş geçmiş tüm milletvekilleri ve siyasi liderler on lira yerine bir lira harcamak daha mantıklı olmazmıydı. Bugüne kadar olan süre içersinde gerek rus gerek avrupa metrosu, bunca yıl içinde beş kat yerin altına ulaşarak beş katlı metrolar yaptılar. Ve bunlar çalışmakta.
Bizde ilk kez son zamanlarda,Datça dan evden çıkıp iki şeritli yolda İstanbul a kadar ulaşabildim. Bu yıllardan beri benim hayalimdi. Motorsiklete binerek ve riskleri minimize ederek. Duble yollar yapılmış ve trafik kazalarına karışmadan kontrollü seyir halinde Datçadan çıkıp İstanbuldaki evime gelebildim. Bunun içinde Ulaştırma bakanlığına ve emeği geçen herkese, özellikle mtorsiklet sürücüleri adına çok teşekkür ediyorum.
Bu ülkede trafik konusunda çok şeyin değiştiğini ve inşallah daha da değişeceğine inanıyorum. Biz bu ülkede başarılara imza atıldığına şahit oluyorsak bu başarıya emeği geçenlere herhangi bir parti gözetmeden teşekkür etmemiz gerekiyor.
Yanlışlarıda bildirmemiz gerekir. Aşağada sıralacağım şeylere kimse alınmasın. Bunlar benim kendi görüşlerim.
Hala bu ülkede, kaldırım sökülüp kaldırım yapılıyor. Neden bunlar bir kerede planlı bir şekilde yapılıp yüzyıllarca kalamıyor?
Niçin adını mühendis, mimar koyduğumuz yetkililer görevlerini tam yapmıyor?
Ülkemizde, bir annenin bebek arabasıyla güvenle gezebileceği bir yol yok. Tabi koskoca Türkiye yi Nişantaşı, Etiler ve Bağdat caddesinden ibaret olarak görmezseniz.
A caddesinde karayolları çalışıyor,bir hafta sonra A caddesinde yapılan asfaltın üzerine doğalgaz gelip bir daha çalışıyor. Doğalgaz asfaltı kapattıktan sonra fiber optik kablo geçiyor diye Türk telekominikasyon asfaltı bir kez daha kazıyor.A caddesinde yap-boz oynuyorlar.A,B,C, caddeleri de bu oyundan payını alıyor. Hem milli servet, hem emek, hem de rahatsızlık, görüntü ve gürültü kirliliği.Bu yap-boz oyununda Belediyeler taşeron firmalarına rant sağlıyorlar. Sakın yanlış anlamayın! sadece mevcut hükümet için söylemiyorum geçmiş dönemlerde bu durum çok daha felaketti.
Ben tüm mühendis ve mimarlardan ve taşeron firmalardan , bu ülke için yaptıkları herşeyi, sadece kendi çıkarları için değil, ülkesi için o ülkede yaşayan çocuklarımız için kendi menfaatlerini göz ardı edip ülkenin menfaatleri doğrultusunda çalışmalarını rica ediyorum. Ellerini vicdanlarına koyarak.
Dünya başkenti İstanbul.....İstanbul 'a uçakla inerken semadan rengarenk gecekondu manzaraları seyretmek,seyretttirmek!! benim ülkeme yakışırmı? Avrupa ya yada başka bir ülkeye uçarken ise, ineceğimiz şehrin cetvelle çizilmiş gibi ,sokak ve caddelerin muntazamlığı karşısında hayranlık duymamak mümkün değil. Belediye başkanlarımızın bunları 30 yıl evvelinden görüp,titizlikle çalışmaları gerekmezmiydi?
Ülkemizi örnek ülke yapalım deselerdi, bugün herkesin imrendiği bir ülke haline gelirdi. İnşallah bundan sonraki siyasi liderlerin, genç kardeşlerimize örnek olup ileriye ışık tutarak doğru projeler uygulamalarını temenni ediyorum.
Sevgi ve Saygılarımla...
Kimseyi kirmama caban bence gerek yok bu da benim sahsi fikrim;)
YanıtlaSil